ESKİŞEHİR TANITIM

Parklar, Müzeler, Tarihi Yerler, Yöresel Lezzetler

ESKİŞEHİR'İN GEZİLECEK YERLERİ BİTMEZ...

İçinden geçen Porsuk çayının, kaplıcalarının ve yeşilin her tonunu barındıran yeşil alanlarının bulunduğu Eskişehir, Türkiye'de görülmesi gereken yerleri arasında ilk sıralardadır. Eskişehir'in gezilecek yerleri bitmez. Midas Anıtı, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Lületaşı Müzesi, Porsuk Çayı, Kent Park, Sazova Parkı vs... Eskişehir, doğal güzellikleri ve tarihi eserleriyle yıl içerisinde birçok ziyaretçi kabul eder ve bu ziyaretçiler sonraki yıllarda yeniden gelmek isterler. İşte bu yüzden Türkiye'nin en çok tekrar ziyaret edilen şehri ESKİŞEHİR'dir

Tarihi Yerler

Odunpazarı Belediyesi’nin Odunpazarı Evleri’ni Yaşatma Projesi bu tarihi ve kültürel mirasın dünyaya tanıtılması açısından önemli bir girişim. Bu proje kapsamında öncelikle geleneksel Odunpazarı evlerinin yoğun olarak bulunduğu 30 sokakta 300 ev, 3 Camii, 1 Külliye, 2 Kervansaray, 15 Çeşme, 1 Han’in restorasyonu ve aslına uygun yapımı gerçekleştirilmiş ve böylelikle Odunpazarı evleri tüm ihtişamı ile gün ışığına çıkmasına katkı sağlanmış

Dede Mahallesi’nde bulunan yapı 19. yüzyıla ait ahşap sivil mimarinin tipik bir örneğidir. Birinci dönem milletvekillerinden Halil İbrahim Efendi (Sipahioğlu)’ye ait olan ve “Yeşil Efendi Evi” adıyla tanınan ev, Atatürk’ün burada misafir edilmiş olmasından dolayı da ayrı bir önem taşımaktadır. Evin selamlık bölümü, yapılan restorasyon ve düzenlemelerden sonra 1984 yılında ziyarete açılmıştır.

Dede Mahallesi / Odunpazarı / Eskişehir

Kurşunlu Külliyesi’nin mimarı muhtemelen, Mimar Sinan’dan önce mimarbaşı olan, Acem Ali’dir. Gerçek adı Alaeddin Ali Bey olan Acem Ali (Acem Alisi ya da Esir Ali diye de bilinir) klasik Osmanlı mimarlığında adı bilinen ilk mimarbaşıdır (1519-1537). Külliye; cami, şadırvan, zâviye (medrese), talimhane, harem, imâret, Mevlevî şeyhlerine ait türbe ve iki kervansaraydan oluşmaktadır

13. yy.da yaşayan eğitimci, din adamı, hukukçu Nasreddin Hoca; 1208 yılında Sivrihisar'ın Hortu (Nasreddin Hoca Beldesinde) köyünde doğdu. Nasreddin Hoca'nın evi; zemin ve üzeri tek kat adi kagir olarak inşa edilmiş, iç avlulu evlerden oluşmuştur. Evler bitişik nizam şeklinde olup çatısı masif tomruk üstü hasırla örtülmüştür.Her yıl 3-10 Haziran arası Nasreddin Hoca Şenlikleri düzenlenmektedir.
Nasrettin Hoca Mahallesi, Eskişehir'e 115 km uzaklıktadır. Sivrihisar Belediyesine 19km uzaklıktadır. Eskişehir-Ankara Karayoluna 8 km uzaklıktadır. 

Eskişehir'in 115 km doğusunda Mihalıççık kazasına bağlı Yunus Emre (Sarıköy) köyündedir. İlk mezar 13. yy ait olup, 297 parselde kayıtlıdır. Daha sonra mezar podyum üzerindeki ikinci mezara , 3. olarak Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından mermer üzeri rumi palmet dekor işli lahit yaptırılarak monte edilmiştir.

Battalgazi Külliyesi Eskişehir ilimizin Seyitgazi ilçesinde bulunuyor. Seyitgazi Eskişehir’in güneyinde 45 km uzaklıkta küçük bir ilçedir. Tarihi, MÖ 4 bin yılına kadar uzanıyor.Türbe ilçeye adını veren; kahramanlıkları, yiğitliği, adı, dilden dile, kuşaktan kuşağa yayılan, destanlaşan Seyyid Battal Gazi'nin kimliği, ailesi ve soyu konusunda bir hayli farklı bilgiler verilmektedir.
Seyyit Battal Gazi Külliyesi Bölümleri:
1- ) ZİKİR ODASI  2-) KIRKLAR ODASI  3-) HALİFE MEYDANI 4-) EKMEK EVİ 5-) AŞEVİ (İMARET) 6-) BEKTAŞİ DERGÂHI 7-) ÇOBAN BABA TÜRBESİ 8-) SEMAHANE (TÜRBEDAR ODASI) 9-) ÇİLEHANE 10-) KESİKBAŞLAR TÜRBESİ 11-) MESCİD (CAMİ) 12-) MİHALOĞLU AHMED ve MEHMED BEYLERİN KABİRLERİ 13-) SEYYİD BATTAL GAZİ TÜRBESİ 14-) MEDRESE 15-) AYNİ ANA (KADINCIK ANA) TÜRBESİ 16-ÜMMÜHAN HATUN TÜRBESİ

77 Diyarın 67 Direkle Tuttuğu Saf, Horasandan İstanbul’a Uzanan Bir Cem Hikayesi, Sivrihisar’ın Ulu Camii
Aynı anda 2000 kişinin ibadet edebileceği Sivrihisar Ulu Cami, Selçuklu döneminin şaheser yapıtlarından günümüze ulaşan Anadolu’daki en büyük ahşap direkli camilerin nadir örneklerinden biridir. İlçenin merkezinde, kapladığı alan ve diğer özellikleri ile ULU kelimesi bu eserde tam anlamını bulmaktadır Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Ulu Camii, Selçuklu dönemi eserlerinin en güzel örneklerinden biridir. Sivrihisar ilçesindeki cami, 1274 yılında inşa edilmiş olup; Mevlana Celaleddin Rumi'nin yakın arkadaşı olan Eminiddin Mikail tarafından yaptırılmıştır. Eskişehir Ulu Camii, tarihi değerinin yanı sıra içindeki dekorasyonuyla da göz doldurmaktadır. Çatısını taşıyan 67 ahşap direğin altısı motiflerle bezenmiştir. Caminin minberi göz dolduran sanat eserlerindendir. Minber; Horasanlı İbni Mehmet tarafından yapılmıştır. Aynı zamanda, camideki kilimler, kilim dokumacılığın en güzel örnekleri arasındadır. Eskişehir Ulu Camii, her detayıyla hayranlığınızı kazanacak gezi noktalarından biridir. 

Yalımkaya (Domya) köyünün 1 km doğusunda, Domya Deresi’nin kolu olan Çatalkaya Deresi’nin sol yamacında yer alır. Mağaraya Eskişehir-Mihalıççık yolundan ayrılan Büydüz-Sasa-Yalımkaya veya Mihalıççık-Gürleyik-Yalımkaya yollarından biriyle gidilir. Yalımkaya köyünden bir saatlik yürüyüşle mağaraya varılır.
Mağaranın Özellikleri: Türü:Yatay Mağara  Rakım:1050 m   Derinlik:- 35;+16 m  Uzunluk:591 m   İl:Eskişehir   İlçe:Mihalıççık   Köy:Yalımkaya

Eskişehir'in eski balık pazarı olarak kullanılan alanı günümüzde düzenlenerek bir park haline getirilmiştir. Turistik bir değer kazanan Çukur Çarşı, Köprübaşı bölgesinde bulunuyor. Özellikle Eskişehir'e özgü Lületaşının işlendiği ve satıldığı dükkânların bulunduğu Çukur Çarşı’da hediyelik eşyalar alınabilir, Porsuk Nehri’nin yanı başında kahveler yudumlanabilir.
Deliklitaş Mah. Köprübaşı Caddesi, Odunpazarı/Eskişehir

Höyük; Alpu İlçesi'nin 2.5 km kuzey batısındaki Bozyer mevkiindedir. 1972 yılında DSİ Höyüğün yanında sulama kanalı geçirirken tahrip etmiş ve esnada höyüğün içinden bir tümülüs (Toprak altı anıt mezarda) bulunmuştur.

Eskişehir ilin’nin 35 km güneydoğusunda, Seyitgazi ilçesi’nin 15 km kuzeydoğusunda ve 1.3 km Yenikent Köyü’nün güneyinde yer alan Küllüoba höyüğü 300x150 m. ebatlarında oval bir höyük olup ova seviyesinden yüksekliği de 10 m. kadardır. Höyükte en azından Geç Kalkolitik sonlarından (kabaca M.Ö. 4. binyıl ortası) M.Ö. 1900 yıllarına kadar, hemen hemen kesintisiz yerleşildiği anlaşılmaktadır. Höyüğün yakın çevresinde ve güneybatıya doğru olan tarlalarda, geç Helenistik dönem kalıntıları da mevcuttur.

Konak 1902 yılında yapılmış olup, Kültür Bakanlığı tarafından 2000 yılında kamulaştırılmış ve restorasyonuna karar verilmiştir. Bakanlık 28 Mart 2007 yılında Konağı, Sivrihisar Belediyesine tahsis etmiştir. Binanın bakım, onarım ve kullanılır hale getirilmesi için Eskişehir Valiliği tarafından aslına uygun şekilde restorasyonu sağlanmıştır. Restorasyon sırasında işçilerin hatasından kaynaklanan bir yangın çıkmış ve üst katta bulunan eşyaların çoğu yanmıştır.

Yarım Ağa konağının doğusunda köy evlerinden birine bitişik bir kaya kütlesine oyulmuştur. İlk yapılışı Frig dönemine geri gider. Özellikle cephesinde yapılan anıtsal düzenleme ve kabartmalarıyla Roma döneminde ikinci kez kullanılmıştır. Alınlığın altındaki tabula ansata içerisinde ortadaki kraterin her iki yanında karşılıklı yerleştirilmiş iki aslan kabartması bulunur. Mezar, ismini ana odanın kapı lentosundaki yazıtta geçen Solon isminden alır. Aslan kabartmaları nedeniyle Aslanlı Mabet olarak da bilinir.

Doğanlı Kale, Çukurca köyü yakınındadır. Uzaktan bakıldığında bir doğan başını andıran görüntüsüyle vadinin en dikkat çekici kaya yapısıdır. Kayaya oyulmuş yedi kattan oluşur. Katlar arasında geçiş kaya merdivenleriyle sağlanır. Mezar şapelleri ve depo olarak kullanılan mekânları dikkat çeker.

Beyler sokaktaki ilk evlerden biri olan bu tarihi konak 1717 yılında Hafız Ahmet Aracı tarafından yaptırılmıştır. Yüksek bahçe duvarıyla çevrilerek, tek çıkmalı olarak inşa edilmiştir. Bahçe kapısından önce avluya, sonra eve girilirken bahçeyi çeviren yüksek duvar evin alt kat duvarıyla kesişmektedir. Ev plan tipi açısından Klasik Türk evi şemasındadır. Alt kat; depo, kömürlük, mutfak olarak kullanılırken üst kat; yeme, yatma, dinlenme, konukları ağırlama amacına yönelik yapılmıştır. Ev, çıkma sayesinde sokakla bütünleşerek yaşama dahil olmaktadır. İkinci kattaki çıkmanın bulunduğu bölüm alt kata göre daha geniş tutulmuştur. Böylelikle ev içerisinde daha geniş kullanım alanı sağlanmıştı

Kümbet  köyünün  3  km  kuzeydoğusunda,  Kümbet  Vadisi  ve  Beldere  güzergâhını izleyen dağ yollarına hâkim, kayalık tepe üzerindedir. Tipik bir Frig kalesidir. Kuzey yönden basamaklı, rampalı bir girişi vardır. Ana kaya oyulmuş silolar, kaya mekânları ve merdivenlerle inilen tonoz örtülü  anıtsal  sarnıç  önemlidir.  Oda  mezarlarının  bir bölümdeki  iç  süslemeler ve cephe mimarisi görülmeye değer.
Seyitgazi - Eskişehir

Külliye başlıca iki bölümden oluşur: İlk bölümde avlu ile çevrili iki türbe (Şucâeddin ve Demirtaş Paşa), havuz ve cami bulunur. Avludaki mezarlıkta olan bir kapıdan Külliye’nin ikinci kısmını oluşturan imaret binasının önündeki meydana geçilir. İmaret dört kubbeli mekândan oluşur. Zaviyenin yakınında bulunması gereken derviş ve misafir odalarından günümüze bir yapı ulaşmamıştır. Külliye, Seyitgazi’ye 10. km uzaklıktadır.

Bir Kalenderi şeyhi olan Üryan Baba için yaptırılan ve Bizans yapı sanatını andıran türbe, Şucaeddin Veli ve Seyyid Battal Gazi Külliyelerindeki mimari yapıyla büyük ölçüde benzeşmekte, dönemin özgün dinî mimarisini sergilemektedir. Bu türbeler Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli roller üstlenmiştir.
Ulaşım: Üryan Baba Türbesi Seyitgazi İlçe Merkezine 6 km. yolla bağlı Yazıdere Köyündedir.
Adres: Yazıdere Köyü, Seyitgazi / Eskişehir

T.B.M.M.’nin 1. dönem milletvekillerinden “Yeşil Efendi” lakaplı Halil İbrahim Efendi (Sipahioğlu) tarafından yaptırılan konak, Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ü misafir etmiş olması dolayısıyla önem taşımaktadır.

Sivrihisar İlçesi Ulu Cami karşısında bulunan Selçuklu Sanatının Güzel Bir Örneği Alemşah Kümbeti, Melikşah tarafından şehit edilen kardeşi Sultan Şah için 1328 yılında yaptırılmıştır. İki katlı kare planlı bir yapı olup kesme taştan yapılmıştır. Yapımında yer yer tuğlalar da kullanılmıştır. Türbenin alt katında mumyalık bölümü bulunmaktadır. Mumyalığın kapı süslemelerinde Selçukluların çok sık kullandığı motiflere rastlanmaktadır. Bu bölüm 13 mermer kesme bloktan yapılmış olup her bölüm beş ayrı motifle bezenmiştir. Burada balık, geçme yıldızlar, geometrik geçmeler örgü ve çengel motifleri görülmektedir. Dıştan yuvarlak gövdeli türbenin üzeri içten kubbe, dıştan da piramidal bir külah ile örtülüdür.